İnsanın Kökeni
Yedi Milyon Yıllık Bir Yolculuk
Yalnızca Sapiensin iki ayak üzerinde yürüdüğünü düşünüyorduk ama Homo erectus bu varsayımımızın üzerine basıp geçti; sanatın Sapiensin alanı olduğuna inanmıştık, bu tezimiz de Neandertallerin sanatla uğraşmış olabileceklerini ortaya koyan takıların varlığıyla çürütülmüş oldu. Benzer şekilde, beyinlerimizin büyüklüğünün Sapiens türüne ait olduğumuzu gösterdiğine inanıyorduk ancak şimdi, Homo kuzenlerimizin birçoğunun da bizler gibi büyük beyinleri olduğunu biliyoruz. Uzun yıllar boyunca dil ve karmaşık iletişim kurabilme becerisi insanlığın alameti farikasıydı ama artık Neandertallerin de konuşabildiğinden şüpheleniliyor. Alet kullanımı da insana özgü bir özellik olarak düşünülüyordu oysa Afrika’nın doğusunda taş aletlerin keşfedilmesi, alet kullanımının geçmişinin 3,3 milyon yıl daha eskiye dayandığını gösterdi.
Kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi anlama arayışı benzersiz bir girişimdir ve tıpkı bizler gibi hikâyemiz de gelişmeyi sürdürmektedir. Her yıl yeni keşifler yapıyor, yeni fosiller ortaya çıkarıyor ve köklerimizin hikâyesini ortaya çıkarmak için yeni teknikler geliştiriyoruz. İnsanın Kökeni, insanlık tarihimizi oluşturan milyonlarca yılı parçalara ayırıyor ve evrim bilimindeki tüm bu gelişmeleri araştırarak yeryüzündeki varlığımızın büyüleyici öyküsünü ortaya koyuyor.












İlk yorum yapan siz olun “İnsanın Kökeni”